fbpx

Çocukların cinsel kimliği nasıl oluşur?

Çocuklar yaklaşık 2-3 yaşından itibaren tuvalet eğitimiyle birlikte cinsel kimliklerinin farkına varmaya başlar. Fakat 2-3 yaşından önce de en yakınlarında bulunan anne ve babanın görüntüsünün, ses tonlarının ve tavırlarının farklı olduğunun bilincindedir. Çocuğun farklı cinsiyetten kardeşlerinin bulunması, okul öncesi eğitimle farklı cinsiyetten çocuklarla bir araya gelmesi bu süreci hızlandıran etmenlerdir. Bu tarz çocuklar cinsiyet kavramının daha erken farkına varırken, okula gitmeyen, kardeşleri olmayan, kısıtlı bir sosyal çevresi olan çocuklar ise bunu daha geç ayırt edebilmekteler. Fakat çocuğun er ya da geç  5 yaşına kadar cinsiyetinin farkında olması, diğer cinsiyet kimliğiyle de aralarında farklılıkların olduğunu bilmesi gereklidir. Bu kavramların aile içinde çözümlenmesi, öğrenilmesi ve çocuğun da kız/erkek kimliklerini telaffuz edebilir hale gelmesi beklenir.

Çocuk cinsellik ile ilgili soru sormaya yaklaşık olarak 3-4 yaşlarında başlar. Ve bu sorulara en yakınında , en güvendiği kişi-anne ve babadan yanıt bekler. Çocuğun anne ve babaya soru sorması ve bu soruları onlarda sürdürmesi önemlidir. Amaç çocuğun soru sorması ve yanıtlarını en güvendiği kişilerden tereddütsüz bir şekilde alması olmalıdır. Böyle bir durumda anne ve baba, sorunun cevabını erteler, geçiştirir ya da çocuğu yargılayıcı bir tutum sergilerse bir süre sonra çocuk da soru sormayı bırakacak ve cevabı başka yerlerde arayacaktır. “Bunları konuşmak için erken. Daha senin yaşın kaç başın kaç?! Büyüyünce anlarsın” gibi tavır ve tutumlar sergilenmemelidir. Çocuğa olduğunca net, kısa ve öz cevaplar verilip merakı giderilmelidir.

Her çocuk özeldir. Bazı çocuklar cinsellikle ilgili konulara daha fazla meraklıyken bazı çocuklar daha ilgisiz görünebilir ve daha az soru sorabilir. Fakat bilinmelidir ki çocuk ilkokul dönemine geçtiği halde cinsellikle ilgili hiçbir soru sormamışsa, baskılanmış, soru sorması engellenmiş, reddedilmiş ya da cevaplarını doğru ya da yanlış başka kaynaklarda arıyor olabilir. Böyle durumlarda ebeveynlerin sorumluluğu kendi üzerlerine alıp çocuğun merakını giderebilecek cevaplar vermesi, çocuğu soru sormaya teşvik etmesi, çoğu zaman konuyu onların açması gereklidir.

Kız ve Erkek Çocuklarda Cinsel Gelişim

Erkek çocuklar 3-6 yaşlarında, anneye ilgi duymaya başlar, onun bedenini görmek ve ona dokunmak isteyebilir. Anneyi karşı cinsten bir birey olarak tanımlar.  Bu ilginin sonucu olarak da baba gibi olmak ister, babayı taklit eder, gerektiğinde de onu kıskanabilir. Baba gibi konuşur, onun gibi davranır, onun gibi tıraş olmak ister.

Kız çocuklarda ise bu tam tersi şekilde ilerlemektedir. Kız çocukları babayı bir otorite olarak kabul eder, ona aşk duyar,ona  ilgiyle bağlanır. Bu hayranlığın sonucu olarak da anneyi taklit eder, onun gibi davranır, onun gibi giyinmeye çalışır.

Burada dikkat edilmesi gereken husus çocuklara direkt cinsel kimliğin atfedilerek onları bazı tavır ve davranışlara itmemektir. Örneğin, “Erkekler ağlamaz.”, “Kız çocukları mavi giymez, mavi sevmez.” gibi yaklaşımlar, onların ilerde de kendilerini iyi ifade edememeleri gibi bazı sorunlara neden olacaktır. Çocukların iyi bir gözlemci olduğu ve bazı davranış kalıplarını zamanla öğreneceği unutulmamalıdır.

Çocuklarda Mastürbasyon

Mastürbasyon, çocuğun kendi vücudunu cinsel organlarıyla uyarması ve bundan büyük haz duymasıdır. İlk mastürbasyon çocuğun cinsel organlarını herhangi bir objeyle, ev eşyasıyla, eliyle ya da bir oyuncakla uyarması ve bu bu uyarıdan haz aldığını görerek bu davranışları sürdürmek istemesiyle oluşur. Çoğu zaman bu davranışları amaçsız, rastgele keşfederler ve hoşlarına gittiği takdirde sürdürürler. Mastürbasyon, bacak bacak üstüne atıp ileri geri sallanırlar ya da sürtünme şeklinde de olabilmektedir.

Çocuk arkadaşlarıyla çeşitli oyunlar aracılığıyla da mastürbasyon yapabilir. Arkadaşlarının bedenlerini keşfetmek isteyebilir. Onların cinsel organlarını görmek ve onlara dokunmak isteyebilir. Bu son derece normal bir davranıştır. Bu gibi durumlarda çocuğu rencide etmeden kibar bir şekilde ne yaptığı sorulabilir.

“Bu bölgeler hassastır. Bu yüzden haz alıyor, kendini bu şekilde hissediyor olabilirsin.”

“Bunu başkalarının önünde değil yalnızken yapman daha uygun olacaktır.”

“Bu senin özel bölgen. Senin dışında kimse göremez ve dokunamaz. Aynı şekilde senin de başkalarının özel bölgesini görmen ve onlara dokunman doğru olmayacaktır.”

gibi yanıtlarla bu gibi durumların üstesinden gelinebilir.

Mastürbasyon Yapan Çocuğa Nasıl Yaklaşılmalı?

 

Öncelikle aileler bu durumun çocuğun gelişiminin bir parçası olduğunu kabul etmesi gerekmektedir. Yasaklama ve kızgınlık içeren söylem ve tutumlarda bulunulmamalıdır. “Bunu yapmak ayıptır. Bunu bir daha görürsem seni böyle yaparım…” gibi söylemler kesinlikle söylenmemelidir. Engelleme ile karşılaşan çocuklar ya saldırganlaşacak ya bunu gizli gizli abartarak yapacak ya suçluluk duygusu ile içine kapanacak ya da farklı tatmin yollarına yönelecektir. Bu da çocuklarda bazı davranış bozukluklarına sebep olacaktır.

Eğer çocuk hiçbir baskı, yasak, uyarı olmadığı halde mastürbasyonu her ortamda, her an sık sık yapıyorsa burada çocuğun vermek istediği mesaj “Siz benimle ilgilenmediğiniz için ben kendimle ilgileniyorum. Siz beni sevmediğiniz için ben kendimi seviyorum.” şeklinde olabilir. Bu noktada ailelerin bu mesajı değerlendirmesi, çocuğun sevgi ve ilgi ihtiyacını gidermesi gerekmektedir.

Unutulmamalıdır ki mastürbasyon ara sıra yapıldığında değil, kendini düzenli olarak tekrarlayan bir davranış haline geldiğinde sorun olmaya başlar. Bu anlamda ailelerin hemen telaş etmemeleri, aşırı tepki göstermemeleri gerekmektedir. Fakat bu kendini devamlı tekrarlayan bir davranış olarak kendini gösterdiğinde, çocuğun neden mastürbasyon yaptığı değil, neden farklı tatmin yollarına gittiği üzerinde durulmalı, gerektiğinde bir uzman yardımı alınmalıdır.

 

——————–